kolay lokma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kolay lokma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2007 Pazar

Bebeğinizin Cinsiyetini Belirleyebilir Misiniz?

Çünkü,bebekler kadınların yumurtalarının erkeğin spermi ile birleşip yani döllenip , döllenmiş yumurta olarak kadının rahmine yerleşmesi ile oluşurlar.

Bebeğin cinsiyetini belirlenmesi bu döllenme sırasındaki spermin karakterine göre oluşur.

Spermlerde iki farklı karakter vardır.

Bunlar ;

X karakteri ( dişi bebek oluşturan sperm) ve

Y karakteri (erkek bebek oluşturan sperm) dir.

Kadında ise yumurtada sadece ve daima X karakteri vardır.

Doğada erkek karakteri XY'dir ,

kadın karakteri ise XX'dir.

Erkek bebek XY 'den oluşur yani ;

babadan giden sperm Y ise annedeki yumurta daimi X karakterli olduğu için bebek anneden X'si babadan Y'yi alarak XY olur.

Kız bebek XX'den oluşur yani ;

babadan giden sperm X ise annedeki yumurta daimi X karakterli olduğu için bebek anneden X'si babadan X'si alarak XX olur.

Yani ; bebeğin cinsiyetini babanın verdiği spermin cinsi oluşturur.

Kadının bu konudan hiçbir katkısı yoktur.

Bebeğin cinsiyetini daima baba belirler.

Şimdi düşünün ; erkek çocuk doğuramadı diye yıllardır eziyet edilen kadınların çektiklerini ve hallerini Cahilli,Bilimsizlik,Eğitimsizlik işte bu tip acı sonuçlar doğurur.

Bir bebeğin cinsiyetinin ne olacağını belirleyen spermin seçimideki tek faktör doğadır.

Bebeğin cinsiyetinin kız veya erkek olma sansı %50 - 50 'dir.

Hangi spermin yumurtayı dölleyeceğini binlerce farklı etken belirler ve bunlar her zaman koşullara göre çok çok farklılıklar göstermektedirler.

Erkek boşaldığında yaklaşık 200 milyon sperm bırakır.Bu spermlerin içinden enerjisi en fazla olan en haraketlisi yapısı en düzgün olan en güçlüsü ve de o andaki koşullara en uygun olanı diğer spermlerden önce yumurtaya ulaşır ve yumurtayı delerek içine girip onu döller.Bu yüzden bu olasılıklara müdahele etmek onları değiştirmek sansımız yoktur , tabiki şu anki bilgi ve teknolojimizle...

Nedir o zaman bu bebeğin cinsiyetini belirlediği iddia edilen saçmalıklar veya komiklikler ????? ;

En komiği herhalde Çin takvimi diye ortalıklarda gezinen şu gün şu saatte ilişkiye girerseniz bebeğiniz şu , şu gün şu saatte ilişkiye girerseniz bebeğiniz şu cinsiyet olur diyen bir zamanlar tahminimce eğlence olsun diye yapılan yazılan ama bilime inanmayan insanların doğayı zorlayarak hayal aleminde yaşamalarına sebep olan daha sonrada büyük hayal kırıklığı yaşamalarına sebep olan takvimdir.

Bunu eğlence olsun veya cinsel hayatımıza neşe getirsin diye kullanabilirsiniz ama bilimsel amaçla veya bir bebeğin cinsiyetini belirlemek amacıyla değil. Söylenenlerin hepsi gerçek dışıdır hiçbir bilimsel değeri yoktur.

İkinci olarak komik olanı ise ; kadının ve erkeğin çeşitli beslenme rejimlerini deneyerek bebeğin cinsiyetini önceden belirleme çalışmalarına girmeleridir , yok şu kadar süre ekşi yerseniz bebeğiniz şu cinsiyet, yok şu kadar süre tatlı yerseniz bebeğiniz şu cinsiyet olur diye tatlı komasına giren veyahut ekşi yemiş olmak için günlerce pastırma turşu yiyip perişan olan insanlar mevcuttur.Bu fikirde zannedersem ki yapılan bir bilimsel çalışmanın içinde geçen bir bulgunun asparagas haber olarak medya tarafından bütün yazı anlaşılmadan tek cümlenin yazılmış olması ile olabilir.

Bilimsel çalışmada basitçe geçen :

" X karakterli spermler yani dişi bebek oluşturacak spermler , Y karakterli spermler yani erkek bebek oluşturacak spermler asit veya bazlı ortamlarda farklı haraketlilik gösteriyorlar".

O zaman bunu gazeteci gözüyle alırsak asit ortam ne zaman oluşur tuzlu ve ekşi yiyince , böyle yiyin ki bebeğiniz şu cinsiyet olsun .Hangi ortamın hangi cinsiyet taşıyan sperme nasıl etki ettiğini özellikle yazmadım biliyorum ki bunu yazsaydım bunu okuyan aklıselim bazı vatandaşlarımız bilimin inadına tuzlu ekşili yemeğe başlayıp daha sonra susuzluktan yanarken "ah yaktın bizi" demesinler diye.

Çok çok özel laboratuar şartları altında tüp bebeğin çok ileri bir tekniği olan mikro-enjeksiyon dediğimiz yöntem uygulanırken sperm seçimi yapılabilmektedir ama bu kanunen ve ahlaken etik olarakta) yasaktır , yapılmamaktadır. Bilindiği kadarıyla özel izinler altında genetik bazı hastalıkları taşıyan çiftlerin hasta çocukları olmasın diye yapılan uygulamalar çalışma aşamasındadır.

Sonuç olarak ; bebeğinizin cinsiyetinin ne olacağı hakkında şimdilik herhangi birşey yapabilme gücüne yetkisine sahip değilsiniz. Bebeğin cinsiyetinin kız mı? erkek mi? olacağı tamamen Allah'ın seçimidir , söylentilere kulak asmayınız hayal aleminde yaşamayıp normal bir hamilelik yaşamanızı ve sağlıklı bir bebeğe sahip olmanızı dileriz.

www.mutluinsan.com

Umutlar Yeşeriyor; Düşükten Sonra Gebelik...


Bir düşük yaşadıktan sonra yeniden hamile kalmaya karar vermek zor olabilir. Yine de, bebeği kaybetmenin üzüntüsü biraz hafifledikten sonra yeniden hamile kalmak istemeniz de son derece doğal. Ancak yeniden hamile kalmadan önce fiziksel ve duygusal olarak hazır olana kadar beklemeniz gerekir.

Ne zaman yeniden hamile kalabilirsiniz?

Düşükten sonra mutlaka beklenmesi gereken, herkes için geçerli kesin bir süre bulunmamakla birlikte, doktorların çoğu sağlıklı bir hamilelik şansını artırmak için en az birkaç ay beklenmesini öneriyorlar. Kadın yeniden hamile kaldığında bedeni bu hamileliği destekleyecek durumda olmazsa, yeniden düşük oluşma riski artar.Rahmin iyileşmesi ve rahim içi çeperinin yeniden güçlü ve sağlıklı bir hale gelmesi zaman alır. Tıbben, düşüğün nedenini belirlemeye yönelik test ve tedaviler yapılmadıysa, iki ya da üç kez normal adet periyodu geçirildikten sonra hamile kalınması güvenlidir. Buna karşın yaşadığınız kayıptan dolayı duygusal sorunlar yaşıyor veya depresyon geçiriyorsanız, hamilelikte kendinize ve bebeğinize gereken özeni gösterebilmek için, duygusal anlamda hazır olmayı beklemeniz gerekebilir.

Yeniden düşük oluşma riski nedir?

Düşük yaşayan çiftlerin çoğu bunun yeniden başlarına gelmesinden endişe ederler. Buna karşın, araştırmalar daha önce bir kez düşük yapan kadınların %85’inin ve birkaç kez düşük yapan kadınların %75’inin bir sonraki hamileliğini sağlıklı bir şekilde geçirdiğini ortaya koyuyor.

Bununla birlikte, daha önce düşük yaşamış olmanız, 35 yaşın üzerinde olmanız, hamileliğinizi etkileyecek bir hastalığınızın olması (diyabet gibi) ve fertilite sorunlarınızın olması halinde hamile kalmadan önce mutlaka doktorunuza danışarak, onun yönlendirmesi doğrultusunda hareket etmelisiniz.

Yeniden hamile kalmaya nasıl karar verebilirsiniz?

Yeniden deneyip denememe kararı sadece çift olarak tamamen size aittir. Elbette, yeni bir hamilelik, kaybettiğiniz hamileliğin yerini tutmaz ancak yeniden dikkatinizi yoğunlaştırmanızı sağlayarak size yardımcı olabilir. Buna karşın yaşadığınız düşükle ilgili tıbbi komplikasyonlar söz konusuysa, yeniden hamile kalmak için çaba göstermeye başlamadan önce doktorunuzla görüşmelisiniz.

Yeni bir hamilelikte kendinizi nasıl hissedebilirsiniz?

Herşeyin planladığınız gibi gitmeyebileceğini bildiğinizden, düşükten sonraki hamileliğiniz normal şartlarda olduğu kadar neşe vermeyebilir. Bu dönemi biraz da olsa kolaylaştırmak için bazı öneriler:

Hamileliğinizin yakından izlenmesi konusunda ısrar edin.

Bebekle ilgili hazırlıklara çok erken dönemlerde başlamayabilirsiniz. Örneğin bebekle ilgili alışverişleri doktorunuzun bebeğin artık güvenle dünyaya gelebileceğini söylediği tarihe ya da doğum sonrasına erteleyebilirsiniz.

Bazı insanlar bu hamileliğinizde de düşük yapmamanız için neler yapmanız ya da yapmamanız gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunabilirler. Bu tavsiyelerle başetmenin en iyi yolu, bunları dinlemek ama sadece kendiniz, eşiniz ve doktorunuzun sizin için en iyisi olduğunu düşündüğü şeyleri yapmaya devam etmektir.

Doğumdan sonra yaşayabileceğiniz duygular

Doğum deneyiminiz de kaybınızı yeniden anımsatacağı için burukluk verebilir. Bir yandan bebeğinizin gelişini kutlarken, diğer yandan kaybettiğiniz bebek için yas tutabilirsiniz.

Kaybınız anne-babalığınızı da etkileyebilir ve özellikle bebek hasta ya da çok sessiz olduğu zamanlarda anlık panik duyguları yaşayabilirsiniz.

Kendinizi daha fazla üzüntü yaşamaktan korumaya çalışabilir ve bebeğin güvende ve sağlıklı olduğundan emin olana kadar ona bağlanma konusunda ihtiyat gösterebilirsiniz.

Kendinizi zorda ve sıkıntıda hissediyorsanız, doktorunuza başvurarak bu zor zamanları atlatmanıza yardımcı olacak yönlendirmelerde bulunmasını isteyebilirsiniz.

www.aile.org

04-Ağustos-2007